Saadet Güneşi : Seadeti Ebediyeye Kavuşturacak İlmi ve Dini Bilgiler

O yıllarda üniversite öğrencisiydim

Ünal Bolat

Tarih: 2019-03-07 / Hit: 117

“Dikkatle bakılırsa tarih boyunca bu milletin başına ne geldiyse hep içeriden gelmiştir.”
 
Ordu yönetime bizzat el koymadığı için, tarihe “Postmodern Darbe” diye geçen “28 Şubat’’ ihaneti, hafızalardan hiç silinmedi.
21 yıl sonra mahkeme, olayın darbe olduğuna karar verdi ve dönemin aktörü yirmi bir ismi müebbet hapisle cezalandırdı (!) Adamlar müebbet yedi fakat serbest bırakıldılar. Sanırım bu karar, dünya tarihinde bir ilk olma özelliğine sahip.
28 Şubat, yalnızca bir darbe değil, aynı zamanda bir işgal hareketiydi. Darbeciler, gayrimeşru yollarla hükûmetleri yıkıp iktidarları ele geçirirler. İşgalciler ise yalnızca meşru hükûmetleri yıkmakla kalmaz, bizzat milletin kendisine kastederler. Nitekim mahkeme gerekçeli kararında, darbenin arkasında yabancı güçlerin olduğunu, 15 Temmuz ihanetinin arkasında da aynı güçlerin bulunduğunu belirtmiştir. Aslında bu kararla mahkeme, darbelerden medet uman, her dönem darbecilere destek veren güruhun da bu millete yabancı ve düşman olduğunu tescillemiş oldu. 28 Şubat cuntacıları, hem halkın seçtiği meşru hükûmeti alçak ve aşağı bir şekilde yıktılar, hem de ve milletin değerlerine kastettiler. Beni asıl kahreden ise, bu ihanetlerinin yanlarına kâr kalmasıdır. Demek ki 'kurtuluş savaşımız' henüz bitmedi, hâlâ devam etmektedir.
1999 senesiydi. Yeni öğretmen olarak göreve başlamıştım. Aday öğretmen olarak katıldığımız temel ve hazırlayıcı eğitimde eğitimci bir okul müdürü, 28 Şubat'ta aslında bir danışma organı olan MGK'nın, hükûmet yokmuş gibi valiliklere hatta okul müdürlüklerine, doğrudan talimat verdiğini, yani henüz hükûmet düşmeden bile, iktidar devreden çıkarılıp yetkilerinin gasbedildiğini anlatmıştı. Bu hain darbeye ‘Postmodern Darbe’ denilmesinin nedenlerinden biri de bu olsa gerektir.
2001 senesinde Karadeniz Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Hocayı ziyaret etmiştim. Henüz terleyen bıyıklarımı görüp, bugüne kadar 27 Mayıs dâhil bütün darbeleri bizzat yaşadığını, 28 Şubat gibi kötü bir darbe yaşamadığını, bu yüzden bıyıklarımı kesmem gerektiğini uzun uzun anlatmıştı. İşin nerelere vardığını buradan anlayınız.
Ne 28 Şubat, ne 15 Temmuz, ne bölücü hainler ne de haçlı güruhu emellerinden vazgeçmişlerdir. Su uyur, düşman uyumaz. Düşman tetikte, tökezlememizi beklemektedir. Düşmanın amacı yalnızca devleti ele geçirmek de değil, bizzat devletimizin ve milletimizin bekasıdır...
İdris İspiroğlu

YORUM YAZ




Yazarın Diğer Makaleleri

"Beni sensiz bırakma!"

“Hüseyin, madem birbirimizi seviyoruz, hiç ayrılmayız. Ben de seninle gelirim İstanbul’a...”   Almanya’da işçi olarak çalışırken yaşadığı sıkıntılar sebebiy...

“Kotiğine banko!..”

Korktuğum olmadı… Evet askerîokulda nöbeti aksatmak ciddi bir suçtu… Ama daha çocuk yaşta olunca galiba bizi komutanlar idare ediyorlardı. Allahtan arkasını takip e...

O yıllarda üniversite öğrencisiydim

“Dikkatle bakılırsa tarih boyunca bu milletin başına ne geldiyse hep içeriden gelmiştir.”   Ordu yönetime bizzat el koymadığı için, tarihe “Postmodern Darbe...
Tüm Yazıları

Hakikat Kitabevi Yayınları

Tam İlmihal Seadeti Ebediyye
Mektubat Tercemesi
İslam Ahlakı
Kıyamet ve Ahiret
Namaz Kitabı
Cevab Veremedi
Eshabı Kiram
Faideli Bilgiler
Hak Sözün Vesikaları
Herkese Lazım Olan İman
İngiliz Casusunun İtirafları
Kıymetsiz Yazılar
Menakıbı Cihar Yarı Güzin
Şevahidün Nübüvve
Fahrettin Tacar Eğitim Vakfı İhlas Vakfı Hakikat Kitabevi İhlas Koleji İrfan Turizm Dinimiz İslam Huzur Pınarı Altın Çınar Genç Girişimciler Kulübü Adem Eğitim Kültür ve Sosyal Hizmetler Derneği Bülent Gençer Vakfı