Saadet Güneşi : Seadeti Ebediyeye Kavuşturacak İlmi ve Dini Bilgiler

Annesinin yanına izinsiz girmezdi...

Mehmet Said Arvas

Tarih: 2019-01-10 / Hit: 222

Hazret-i Ebubekir peygamberlerden sonra bütün insanların en üstünü idi. Kerimeleri Aişe validemiz(radıyallahü anha)onun da "anne"siydi. İzinsiz yanına gitmezlerdi...
 
 
Rabbimiz, Aişe validemizeİslam dininin anlatılması için müthiş bir zekâ ve hafıza lütfetmiş idi.O, müminler olarak hepimizin annesidir. Resulullah'a zevce olma bahtiyarlığına ulaşan Ezvac-ı tahiratınher biri, dünyaya gelip göçen herhangi bir insan değillerdir. Her şeyden önce onlar annelerimizdir. Bu makamı onlara bizzat Allahü teâlâ vermiştir.
Hazret-i Ebubekir peygamberlerden sonra dünyaya gelmiş ve gelecek bütün insanların en üstünü idi. Mümin olması hasebiyle kerimeleri Aişe validemiz (radıyallahü anha) onun da "anne"siydi. Bunun içindir ki izinsiz Aişe validemizin yanına gitmezlerdi...
Aişe validemiz hane-i saadete girdiği andan itibaren çok farklı bir vazife almıştı. Ümmet-i Muhammedebilhassa hanımlara hocalık yapıyordu, zayıfların sığınağı, fukaranın dert ortağı, kimsesizlerin sahibi idi. Eşine ender rastlanacak bir takvaya sahipti. Dünyaya kıymet vermezdi... Buyurduki:Bir gün Efendimizin zevceleri toplanmıştık. Merak bu ya Resulullaha sordum: "Bu dünyadan ayrıldıktan sonra size önce hangimiz kavuşacak?"
- Hanginizin kolu uzunsa!
Peygamberimiz aleyhisselam çıktıktan sonra iple kollarımızı ölçmeye başladık. Zeyneb bint-i Cahş'ın (radıyallahu anha) kolu uzun çıktı.Sonradan anladık ki kolu uzundan murat"en çok sadaka veren"demekmiş. Öyle de olsa o kazanırdı, zira hepimizden cömertti. Hakikaten Resul-i Ekrem'den altı ay sonra vefat etti...
Hiç şüphe yok ki Eshab-ı kiram arasında ilminin derinliği itibarı ile Aişe validemizin yeri başka idi.Mekke-i mükerremede nazil olan âyet-i kerimeler imanla ilgiliydi, imanın altı şartını ezberlemek kolaydı. Öğretmene ihtiyaç yoktu. Medine-i münevverede ise ibadetler farz kılındı, müminler, Efendimizin yakınlarından soruyor eksiklerini gideriyorlardı...
Eshab-ı kiramın sayısı 150 bin civarındaydı. Ki bunun yarısına yakını hanımlardı. Kimden öğreneceklerdi? Elbette annelerimizin kapısını çalıyorlardı...Annelerimiz içinde en çok hadis-i şerif ezberleyen, dinî hükümleri en iyi bilen Hazret-i Aişe'dir. Çünkü gençti, berrak bir hafızaya sahipti.Mâlum gençlikte öğrenilenler taşa kazınan yazı gibidir. Yaşlılıkta öğrenilenler ise buza yazılana benzetilir.
İnsanlık tarihinde kimsenin hayatı peygamberimizin (aleyhisselam) hayatı kadar güzel tespit edilememiştir. Dışarıdaki yaşayışlarını Sahabe-i kiram efendilerimizden öğrendik. Ev içindekileri de annelerimizden...
Asr-ı saadetten günümüze, gelmiş geçmiş ve gelecek bütün Müslümanlar Ezvac-ı tahirata şükrân borçludurlar. Onlara ne kadar dua etsek azdır. Asla haklarını ödeyemeyiz...

YORUM YAZ




Yazarın Diğer Makaleleri

Mübarek üç aylar ve Regâib Kandili

Bu ve buna benzer kıymetli gün ve gecelerin bereketine kavuşabilmemiz için, tövbenin şartlarına dikkat ederek tövbe etmeliyiz, affımız için Rabbimize yalvarmalıyız....

O “zeyn-ül mecalis” yani meclislerin ziyneti idi...

Enver Ağabey’imiz; binlerce kişiye iş verdi, Ehl-i sünnet itikadını anlatan milyonlarca kitabı çeşitli dillere tercüme ettirerek dünyanın en ücra köşesine kadar ula...

Rabbimizin verdiği en büyük nimet...

Aklımızınermediği şeyler çoktur. Bunu yüce Rabbimiz bildiği içinen büyük nimet olarak bizlere peygamberleri gönderdi...     Rabbimizin üzerimizdeki nime...
Tüm Yazıları

Hakikat Kitabevi Yayınları

Tam İlmihal Seadeti Ebediyye
Mektubat Tercemesi
İslam Ahlakı
Kıyamet ve Ahiret
Namaz Kitabı
Cevab Veremedi
Eshabı Kiram
Faideli Bilgiler
Hak Sözün Vesikaları
Herkese Lazım Olan İman
İngiliz Casusunun İtirafları
Kıymetsiz Yazılar
Menakıbı Cihar Yarı Güzin
Şevahidün Nübüvve
Fahrettin Tacar Eğitim Vakfı İhlas Vakfı Hakikat Kitabevi İhlas Koleji İrfan Turizm Dinimiz İslam Huzur Pınarı Altın Çınar Genç Girişimciler Kulübü Adem Eğitim Kültür ve Sosyal Hizmetler Derneği Bülent Gençer Vakfı