Saadet Güneşi : Seadeti Ebediyeye Kavuşturacak İlmi ve Dini Bilgiler

SONUN BAŞLANGICI: SURİYE BOZGUNUNUN HİKÂYESİ

Prof.Dr.Ekrem Buğra Ekinci

Tarih: 2018-12-03 / Hit: 21

Filistin-Suriye cephesinin çözülüşü ve Mondros Mütarekesi'nin imzalanmasının üzerinden tam yüz sene geçti. Burada cereyan eden hâdiselerin içyüzü bugün bile iyi bilinmemektedir...
 
Çanakkale’deki mühim rolü ile tanınsa bile, Mustafa Kemal Paşa’nın Cihan Harbi’ndekien enteresan günleriSuriye Cephesi’nde cereyan etmiştir. 5 Temmuz 1917'deSuriye-Filistin cephesinde Falkenhein kumandasındakiYıldırım Orduları’na bağlı 7. Ordu'nunkumandanlığına tayin edilmişti. 27 Ekim 1917’de İngiliz GeneralAllenby, Gazze’ye hücum etti. Bi’rüssebi’de miralayİsmet [İnönü]Bey’in kumanda ettiği birlikler 10 gün içinde yenildi ve Gazze; 9 Aralık’ta da Kudüs düştü. Artık Osmanlı birlikleri içinçekilmesafahatı başlamıştı.
Enver Paşa, bumağlubiyettenMersinli Cemal ve Mustafa Kemal Paşaları suçladı. Bi’rüssebi üzerinden Sina’ya taarruz etmesi emredilen Kemal Paşa bunu dinlememiş; üstelik bunun lüzumsuzluğuna dair İstanbul’a 20 Eylül tarihli bir deraporgöndermişti. Bunun üzerine azledilmiş; ama sert bir disiplin muamelesi ile karşılaşmamıştır. (Ş. S. Aydemir, Tek Adam)
Harbe baştan berikarşıolan ve düşmanın kazanacağına inanan Kemal Paşa, bir şekilde harbden çekilme taraftarıydı. 15 Aralık 1917’de VeliahdVahideddinEfendi’nin maiyetinde Alman cephesini ziyarete gitti. Burada İttihatçı düşmanı ve münferid sulh taraftarı veliahddeitimathâsıl etti. Sonra birkaç ay tedavi için Avrupa’da dolaştı.
Bu seyahatkilit hâdisesayılabilir. Burada Cavit, Rauf, Fethi ve Talat Beylerle Veliahd’in bilgisi dâhilindemünferid sulhiçin, İngilizlerle üst seviyede görüşmeler yapmış olması pek muhtemeldir. Dönüşünde hemenfevkalâde salâhiyetlerleFilistin cephesine tayini; burada Alman karargâhını tesirsizleştirerek geri çekilmeye nezâret edişi, İstanbul dönüşüAllenby’nin tavsiyesiyle Anadolu umum müfettişliğine tayini de nazara alınırsa,ciddi ve şümullübir planın parçaları gibi gözükür.
 
Çözülüş
 
3 Temmuz 1918’de tahta çıkan yeni padişah, Kemal Paşa’yı tekrar7. Ordu’nun başınagetirdi. Ağustos sonunda Nablus’taki karargâha varışından birkaç gün sonraİngiliz taarruzubaşladı.“Ordumla sahralar ve nehirler geçerek Şam’a ricata mecbur oldum. Burada çekilen meşakkatin izahı uzun olur”diyerek, en basit bir hâdiseyi bile tafsilatlı anlattığı hâlde, burada nedense sözükısa kesmeyitercih etmiştir.
O zaman Filistin cephesindeüç orduvardı: MerkeziSalt’ta 4. Ordu;Nablus’ta 7. Ordu veTulkerem’deki 8. Ordular, "Yıldırım Orduları" diye anılırdı. Cephenin umumi karargâhı Nâsıra’da idi veLiman von Sandersde cephe kumandanıydı. Mersinli Cemal Paşa, 4; Arapgirli Cevad Paşa 8 ve Kemal Paşa 7. Ordu kumandanı idi. İsmet Bey ve Ali Fuad Paşa, 7. Ordu'nun kolordu kumandanlarıydı.
 
Nablus Muharebesi
 
18 Ağustos’ta düşman taarruzu beklenmedik bir şekilde batıdan geldi. 31 Ağustos’ta cepheçöktüvesüratli bir hezimetbunu takip etti. Kilometrelerce gerideki ordu kumandanlarıcanlarını zorkurtardı. Liman von Sanders, gecelik entarisiyle Taberiye’ye; 8. ordu kumandanı Cevad Paşa,kalpağını alamadanŞam’a kaçtı.
Allenby,Meggido(Armagedon) veya Nablus Muharabesi ile 19 Eylül’de cephenin batısında 7. Ordu'nun müdafaa mevzilerini söktü. Açılan yolda hızla ilerleyen süvari birlikleri kıyı şeridini geçtikten sonra,iç kısımlarayöneldi. Kuzeydeki çekilme hatlarını kesti. Doğuda da geriye çekilmeye başlayan Osmanlı birlikleri, Arap birlikleriyle karşılaştı.
Düşmanhiç mukavemet görmeksizin1 Ekim’de Şam’a ve nihayet 25 Ekim’de Haleb’e girdi. Kemal Paşa düşman yaklaştıkça bu şehirleri tahliye ederek geriye çekilmişti. 38 günde 560 kmilerleyerek5 bin kayıpveren İngilizler,75 bin esirve 375 top ele geçirdiler.
Bu üç ordu, Kudüs’ün kuzeyindetahkimedilmiş bir mevzide bir müdafaa hattı teşkil ediyordu. İngilizler sayıca üstündü ama, Osmanlı birlikleri deyeni ve ağır Alman silahlarıile donatılmıştı. Diğer cephelerden farklı olarak Filistin-Suriye’deki birliklerinmühimmatı ve moraliyerindeydi. İstanbul’un elverişli bir mütareke için mukavemetini bahane ettiği bu birliklerin bu kadar çabuk çözülmesihayretuyandırmıştır.
 
Ric’at
 
Ders kitaplarında,tarihinen başarılı geri çekilme hareketiolarak lanse edilen ve kısa geçilen bu hezimetin sebebi, 8. Ordu'nun diğerlerinehaber vermedenricat etmesi, bundan açılan boşluktan saldıran İngilizlerin sağ ve soldaki 4. ve 7. Ordularıarkadankuşatmasıdır.
Kemal Paşa,8 kişilikmaiyetiyle, resmî elbiselerini bile giyemeden Şam’a çekildi. 30 Eylül’de gazetecilere verdiği beyanatta:“O gece şunu anladım ki, bütün kıta ve cephelerde kumandanlık kalmamıştı. Binâenaleyh delice denecek bir emir verdim: Şam ve Riyad’daki kuvvetler şimâle doğru hareket etsinler.”Yani istikamet kuzey, herkes başının çaresine baksın!
Şam ve Beyrut’un düşmesi üzerineHaleb’ecanını zor atan Kemal Paşa, Almanya’ya giden Liman von Sanders’in,Umum Cenub Orduları Kumandanısıfatını devraldı. 8000 askeri bulunmasına rağmen birmüdafaa hattıteşkil edemeyip Adana’ya çekildi.
 
Artık bitti!
 
Kemal Paşa, 27 Eylül gecesi görüştüğü meşhur İngiliz casusuLawrence’dan, İngiltere’ye göre, Suriye ve Irak’ın geleceğinin Emir Faysal ve Genç Araplara ait olduğu; Türklerin,başkalarına ait topraklardan çekilmesive Anadolu’ya odaklanması icab ettiği tavsiyesini almıştı. (Alan Palmer, Victory 1918).Lord Kinrossda Mustafa Kemal’in Arap topraklarının kaybına o kadar üzülmediğini söyler.
Suriye cephesinin çökmesi üzerine 30 Ekim’deMondros Mütarekesiimzalandı. Bu arada Haleb’in 40 km kuzeyinde kamp kuran Kemal Paşa, İngiliz-Hind Birlikleri Kumandanı General MacAndrew’yateslimoldu ise de, iyi muamele gördü ve bazı şartlarlaserbestbırakıldı. Kendisine bir otomobil tahsis edip istasyona kadar uğurladı. Bunu o zamanki Filistin cephesinde İngiliz ordusuna dair yazılarıyla tanınan gazeteci, tarihçi ve politikacıSir Henry Somer Gullettanlatır.
Adana’dan padişaha çektiği meşhurtelgrafta, içinde kendisinin de bulunduğu isimlerden bir hükûmet kurmasını teklif etti. Padişah, hâlâ itimat ettiği yaverinin dediğini yaptı; ancak kendisiniharbiye nâzırıtayin etmedi. Kemal Paşa, İstanbul’da Suriye bozgununun müsebbibi olmakla itham edildi ise de, padişah İttihatçı aleyhtarı tek tük subaylardan gördüğü yaverini himaye etti.
Bundan sonrası yakın tarihimizdeyepyeni bir sayfateşkil eder. Suriye Cephesi’nin İsmet İnönü, Kâzım İnanç, Refet Bele, Asım Gündüz, Ali Fuad Cebesoy gibimağlupkumandanları, yeni bir zaferinkahramanlarıolarak tarihe geçtiler...

YORUM YAZ




Yazarın Diğer Makaleleri

SULTAN HAMİD’İN HAYIRSIZ AKRABALARI ENİŞTE MAHMUD PAŞA VE OĞLU PRENS SABAHADDİN

Damad Mahmud Paşa, başını sonunu düşünmez tabiati sebebiyle kendisini de, ailesini de heder etti. Kendisi ve oğlu, kimileri için İngiliz ajanı, kimileri için macera...

HÜRRİYET GEYİĞİ ve ÖLDÜRÜLEN BASIN HÜRRİYETİ

Sarı Ceket, Fransa’daki halk ayaklanmasının sembolü oldu. Son devirde sembolsüz ne isyana, ne ihtilale rastlanıyor. Fransız İhtilali'nde kırmızı külah; Portekiz’de ...

SONUN BAŞLANGICI: SURİYE BOZGUNUNUN HİKÂYESİ

Filistin-Suriye cephesinin çözülüşü ve Mondros Mütarekesi'nin imzalanmasının üzerinden tam yüz sene geçti. Burada cereyan eden hâdiselerin içyüzü bugün bile iyi bil...
Tüm Yazıları

Hakikat Kitabevi Yayınları

Tam İlmihal Seadeti Ebediyye
Mektubat Tercemesi
İslam Ahlakı
Kıyamet ve Ahiret
Namaz Kitabı
Cevab Veremedi
Eshabı Kiram
Faideli Bilgiler
Hak Sözün Vesikaları
Herkese Lazım Olan İman
İngiliz Casusunun İtirafları
Kıymetsiz Yazılar
Menakıbı Cihar Yarı Güzin
Şevahidün Nübüvve
Fahrettin Tacar Eğitim Vakfı İhlas Vakfı Hakikat Kitabevi İhlas Koleji İrfan Turizm Dinimiz İslam Huzur Pınarı Altın Çınar Genç Girişimciler Kulübü Adem Eğitim Kültür ve Sosyal Hizmetler Derneği Bülent Gençer Vakfı