Saadet Güneşi : Seadeti Ebediyeye Kavuşturacak İlmi ve Dini Bilgiler

Sadakası kabul olan zat...

Vehbi Tülek

Tarih: 2018-09-19 / Hit: 108

Ulbe bin Zeyd isminde bir fakir kimse vardı. Sadaka olarak verebileceği hiçbir şeyi yoktu.
 
Muhibbüddîn ibn-i Neccâr hazretleri hadîs ve Şafiî mezhebi fıkıh âlimidir. 578 (m. 1182)’de Bağdad’da doğdu. 643 (m. 1245)’ Bağdad’da vefât etti. Naklettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:
 
Ebû Hüreyre’den (radıyallahü anh) rivâyet edilir, Resûlullah efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem)“Bir kimse bildiği ilmi gizlerse, kıyâmet gününde ateşten bir gemle gemlenir” buyurdu.
 
Ebû Hüreyre (radıyallahü anh) rivâyet etti. Resûlullahın huzûrlarında, biri zengin, biri fakir iki kişi hapşırdı. Zengin olan hapşırınca, “Elhamdülillah” diyerek Allahü teâlâya hamdetmedi. Resûlullah efendimiz de ona “Yerhamükellah” diyerek duâ buyurmadı. Biraz sonra diğer kimse hapşırıp, “Elhamdülillah” dedi. Resûlullah da ona; “Yerhamükellah”buyurarak duâ etti. Bunun üzerine zengin olan kimse; “Huzûrunuzda hapşırdım, bana 'Yerhamükellah' buyurmadığınız hâlde, diğer kimseye buyurdunuz” dedi. Resûlullah da;“Çünkü o kimse Allahü teâlâyı andı, ben de onu andım. Sen ise Allahü teâlâyı anmayı unuttun” diye cevap verdiler.
 
Enes (radıyallahü anh) rivâyet etti: Bir kimse Resûlullahın huzurlarına gelerek: “Ey en hayırlımız! En hayırlımızın oğlu! Ey efendimiz ve efendimizin oğlu!” diye çeşitli sözlerle Resûlullaha hitapetmeye cüret etti. Resûlullah efendimiz;“Ben size ne söylemişsem, onu söyleyin. Sizi şeytan saptırmasın. Bana Allahü teâlânın verdiği mevkîyi verin. Ben, Allahın kulu ve Resûlüyüm”buyurdu.
 
Abdullah İbni Abbâs (radıyallahü anhüma) anlattı: “Resûlullah efendimiz yemeğini yerde yer, koyunun sütünü sağar, en fakir kölenin davetini kabul eder, arpa ekmeği yerdi.”
 
İbn-i Cebr (radıyallahü anh) anlattı: Resûlullah efendimiz Eshâbınısadaka vermeye teşvik ettiğinde, her biri, güçlerinin yettiği kadar ellerinde olanlardan getirdiler. Resûlullahı görmek ve sohbetlerinde bulunmakla şereflenen o mübârek insanlar arasında, Ulbe bin Zeyd isminde bir fakir kimse vardı. Sadaka olarak verebileceği hiçbir şeyi yoktu. O da, gece Allahü teâlâya münâcaat edip; “Allahım! Sadaka olarak verebileceğim hiçbir şeyim yok. Ben de sadaka olarak, kullarından şeref ve haysiyetime tecâvüzde bulunanları affettim” diye duâ etti. Sabahleyin Resûlullah efendimiz mescid-i saâdeti teşrîflerinde;“Kendisine yapılan tecâvüzleri dün akşam affeden nerede?”diye suâl eyledi. Bunun üzerine Ulbe bin Zeyd (radıyallahü anh) ayağa kalktı. Resûlullah da ona;“Sadakan kabul olundu” buyurdu.

YORUM YAZ




Yazarın Diğer Makaleleri

Çocuğun terbiyesi ihmal edilmemeli

Çocuğun baba üzerindeki hakkı, babanın çocuğuna güzel isim vermesi, yerini ve edebini güzel yapmasıdır   Ömer Kemâleddîn ibn-i Adîm hazretleri Hanefî ...

Dînin esaslarına dâir ilk eser...

"Dînin esaslarının tedvinini (düzenlenmesini) ilk önce İmâm-ı a’zam Ebû Hanîfe yaptı."   Beyâdî Ahmed Kemâleddîn Efendi, Osmanlı fıkıh âlimi ve İs...

Kur’ân-ı kerîme hürmetin önemi

Kur’ân-ı kerîm okuyanlara da hürmet etmek, Kur’ân-ı kerîme olan tazimdendir.   Radıyyüddîn Kazvînî hazretleri Şafiî mezhebi âlimlerinin büyüklerindend...
Tüm Yazıları

Hakikat Kitabevi Yayınları

Tam İlmihal Seadeti Ebediyye
Mektubat Tercemesi
İslam Ahlakı
Kıyamet ve Ahiret
Namaz Kitabı
Cevab Veremedi
Eshabı Kiram
Faideli Bilgiler
Hak Sözün Vesikaları
Herkese Lazım Olan İman
İngiliz Casusunun İtirafları
Kıymetsiz Yazılar
Menakıbı Cihar Yarı Güzin
Şevahidün Nübüvve
Fahrettin Tacar Eğitim Vakfı İhlas Vakfı Hakikat Kitabevi İhlas Koleji İrfan Turizm Dinimiz İslam Huzur Pınarı Altın Çınar Genç Girişimciler Kulübü Adem Eğitim Kültür ve Sosyal Hizmetler Derneği Bülent Gençer Vakfı