Saadet Güneşi : Seadeti Ebediyeye Kavuşturacak İlmi ve Dini Bilgiler

​İrâde etmek, başka râzı olmak başkadır

Vehbi Tülek

Tarih: 2018-04-24 / Hit: 291

Allahü teâlâ, dünyada olacak her şeyi ezelde irâde etmiştir. Bunların içinde, kendinin yasak ettiği, râzı olmadığı şeyler de vardır.
 
Ahmed bin Süleymân Bâcî hazretleri Endülüs’te (İspanya) yaşamış olan Mâlikî mezhebi fıkıh âlimidir. Kurtuba’da (Cordoba) doğdu. 493 (m. 1100) yılında hacdan dönerken Cidde’de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
Dünyadaki bütün adalet kanûnları ve ahlâk prensibleri, Kur'ân-ı kerimden alınmıştır. Meselâ Zilzâl sûresindeki, yedinci ve sekizinci âyet-i kerimelerinde meâlen, (Zerre kadar iyilik yapan, onun mükâfâtına, zerre kadar kötülük yapan da, onun karşılığına kavuşur) buyuruldu. Bu da, adalet-i ilâhiyyesini tasdik etmekte ve kuvvetlendirmektedir. En'âm sûresinin yüzkırksekizinci âyet-i kerimesinde meâlen, (Allahü teâlâya başkalarını ortak edenler, Allah istese idi, biz müşrik olmazdık dedikleri zaman, onlara, hüccet-i bâliğa Allahındır. Allahü teâlâ istese idi, hepinize hidâyet ederdi, diye cevap ver!) buyuruldu.
 
Bu âyet-i kerime, müşriklerin (Allah istese idi, biz müşrik olmazdık) sözlerini reddetmiyor. Onların bu sözlerindeki bozukluk, yanlışlık, (Allah dilediği için suçlu olduklarını) bildiklerinde değildir. Bu sözü Peygamberleri susturmak için ve kendilerini suçlu olmaktan kurtarmak için söylemelerindedir. Çünkü Allah istese idi müşrik olmazdık sözleri doğrudur. Nitekim bu âyet-i kerimede, meâlen (Allahü teâlâ istese idi, hepinizi doğru yola götürürdü) buyuruldu. En'âm sûresindeki yüzyedinci âyet-i kerimede meâlen, (Allahü teâlâ istese idi, onlar müşrik olmazlardı) buyuruldu.
 
Müşriklerin bu sözleri doğru ise de, bu sözü Peygamberleri susturmak için söylemeleri çirkin olmakta ve azarlanmaktadırlar. Çünkü Allahü teâlânın, emrettiği şeylerin hepsini irâde etmiş olması lâzım olmadığı gibi, yasak ettiği şeylerin hepsini irâde etmemiş olması da lâzım gelmez. Yâni Allahü teâlâ, dünyada olacak her şeyi ezelde irâde etmiştir. Bunların içinde, kendinin yasak ettiği, râzı olmadığı şeyler de vardır. İrâde etmek, yâni istemek başkadır, râzı olmak, beğenmek başkadır. Bu ikisini birbiri ile karıştırmamalıdır.
 
Görülüyor ki, Allahü teâlâ, bir işin yapılmasını irâde ettiği hâlde, insanların o işi yapmasını yasak etmiş olabilir. (Beled) sûresinin sekizinci âyeti ve (Veşşemsi) sûresinin sekizinci âyeti de, Allahü teâlânın insanlara maddî ve mânevi kuvvet verdiğini ve iyi ve fena yolları ayırdığını ve mes'ûliyyetin insana âid olacağını açıkça anlatmaktadır.

YORUM YAZ




Yazarın Diğer Makaleleri

"Ona sirkeden başka bir şey şifa vermez!"

Bir Yahudi,“Sirke ne güzel katıktır”hadîs-i şerîfini duyunca, inkâr eder. Ancak!..   Ebû Abdullah Muhammed Tilmsânî hazretleri tefsîr ve Mâlikî mezhebi fıkı...

Küfr-i inadi ve küfr-i cehli nedir?

Her Müslümanın, bilmesi gereken şeyleri öğrenmesi farzdır. Bilmemesi büyük günahtır.   Alâüddîn Zâhid Buhârî hazretleri tefsîr, kelâm, usûl ve Hanefî mezheb...

Allahü teâlânın rahmeti yetişmezse!..

Cennete girmek için âhirete iman ile gitmek ve diğer tehlikeleri de atlatmak lâzımdır.   Seyyidî Hamîdî hazretleri Osmanlılar devrinde yetişen büyük âlimler...
Tüm Yazıları

Hakikat Kitabevi Yayınları

Tam İlmihal Seadeti Ebediyye
Mektubat Tercemesi
İslam Ahlakı
Kıyamet ve Ahiret
Namaz Kitabı
Cevab Veremedi
Eshabı Kiram
Faideli Bilgiler
Hak Sözün Vesikaları
Herkese Lazım Olan İman
İngiliz Casusunun İtirafları
Kıymetsiz Yazılar
Menakıbı Cihar Yarı Güzin
Şevahidün Nübüvve
Fahrettin Tacar Eğitim Vakfı İhlas Vakfı Hakikat Kitabevi İhlas Koleji İrfan Turizm Dinimiz İslam Huzur Pınarı Altın Çınar Genç Girişimciler Kulübü Adem Eğitim Kültür ve Sosyal Hizmetler Derneği Bülent Gençer Vakfı