Saadet Güneşi : Seadeti Ebediyeye Kavuşturacak İlmi ve Dini Bilgiler

Hendekte yaşanan mucizeler...

Vehbi Tülek

Tarih: 2017-08-29 / Hit: 147

Peygamber efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) de hendeğin kazılmasında çalıştı. Günlerce aç kaldıkları oldu.

Ömer bin Şebbe en-Nümeyri hazretleri fıkıh, hadis ve tarih âlimidir. 173'te (m. 789) Basra'da doğdu. İlk tahsilinden sonra Bağdat'a gitti. Burada zamanın büyük âlimlerinden hadis tahsil etti. 262 (m. 876)’da Sâmerrâ'da vefat etti. Târihu'I-Medîneti'I-münevvere adlı eseri meşhurdur. Bu kitabında şöyle nakleder:
Hendek Harbinde Selmân-ı Fârisî (radıyallahü anh); “Yâ Resûlallah! Bizim İran diyârında bir şehre düşman hücum ettiği zaman, müdâfaa için şehrin etrâfına hendek kazmak âdettir. Medîne’nin müdâfaası için biz de hendek kazalım” dedi. Selmân-ı Fârisî’nin bu teklifi beğenilip kabul edildi.
Hendeğin kazılacağı yer tespit edildi ve gerekli malzeme toplatıldı. Ön tarafı açık olan Medîne’nin bir tarafı yalçın kayalı dağlarla çevrili, diğer tarafı da düşmanın geçmesine elverişli değildi. Düşmanın ön taraftan saldırma ihtimâli olduğu için hendeğin buraya kazılması kararlaştırıldı ve iş bölümü yapıldı. Sel Dağı'nın eteği ordu merkezi olarak seçildi.
Peygamber efedimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) de hendeğin kazılmasında çalıştı. Günlerce aç kaldıkları oldu. Bizzat Resûlullah efendimizin, açlığını bastırmak için mübârek karınlarına üç taş bağladıkları görüldü. Eshâb-ı kirâm hendek kazma esnâsında pekçok mûcizeye şâhid oldular. Bir avuç hurma, Resûlullah’ın duâsıyla o kadar arttı ki, hendek kazma işinde çalışan bütün Eshâbı doyurdu. Eshâb-ı kirâmdan Câbir, bir koyun kesip Resûlullah efendimizi yemeğe dâvet etmişti. Sevgili Peygamberimiz hendekte çalışan Eshâb-ı kirâmın hepsini yemeğe götürdü. O yemek Peygamberimizin mûcizesi olarak o kadar bereketli oldu ki, onar kişilik gruplar hâlinde yüzlerce kişi yediği hâlde bitmedi.
Hendek kazıldığı sırada hava soğuktu, sert bir şimal (kuzey) rüzgârı esiyordu. Kazma işi zorlaşıyordu. Hendekte çıkan büyük bir kayayı Resûlullah üç vuruşta parçaladı. İlk vuruşunda bir ışık yayıldı. Tekbir getirerek; “Şam’ın kırmızı köşklerini görüyorum!” buyurdu. İkinci vuruşta; “Kisrânın (İran’ın) köşklerini görüyorum!” buyurdu. Üçüncü vuruşta da yine etrâfa parlak bir ışık yayıldı ve tekbir getirerek; “San’a’nın kapılarını görüyorum, bana Yemen’in anahtarları verildi!” buyurdu. Böylece Eshâbın ileride buraları fethedeceğini müjdeledi. Neticede buyurduğu gibi oldu...

YORUM YAZ




Yazarın Diğer Makaleleri

​İrâde etmek, başka râzı olmak başkadır

Allahü teâlâ, dünyada olacak her şeyi ezelde irâde etmiştir. Bunların içinde, kendinin yasak ettiği, râzı olmadığı şeyler de vardır.   Ahmed bin Süleymân Bâ...

“Kâdı, denizde yüzen kimse gibidir!.."

"İlmi ile amel eden âlimlere bir kusur bulup, aleyhinde söz söyleyenler çok olur!.."   Kâdı Saymerî hazretleri Hanefî mezhebi âlimlerinin büyükler...

"Sabah akşam, ateş ile azap olunurlar!"

Kâfirlere ve îman ile gidenlerden âsilere, mezârda kabir azâbı olduğunu, Resûlullah Efendimiz haber vermiştir.   İmâm-ül-Haremeyn Taberî hazretleri hadîs ve...
Tüm Yazıları

Hakikat Kitabevi Yayınları

Tam İlmihal Seadeti Ebediyye
Mektubat Tercemesi
İslam Ahlakı
Kıyamet ve Ahiret
Namaz Kitabı
Cevab Veremedi
Eshabı Kiram
Faideli Bilgiler
Hak Sözün Vesikaları
Herkese Lazım Olan İman
İngiliz Casusunun İtirafları
Kıymetsiz Yazılar
Menakıbı Cihar Yarı Güzin
Şevahidün Nübüvve
Fahrettin Tacar Eğitim Vakfı İhlas Vakfı Hakikat Kitabevi İhlas Koleji İrfan Turizm Dinimiz İslam Huzur Pınarı Altın Çınar Genç Girişimciler Kulübü Adem Eğitim Kültür ve Sosyal Hizmetler Derneği Bülent Gençer Vakfı