Saadet Güneşi : Seadeti Ebediyeye Kavuşturacak İlmi ve Dini Bilgiler

ŞEYHÜLİSLÂM Alâeddin Arabî Efendi

Vehbi Tülek

Tarih: 2014-10-09 / Hit: 1045

"Günahları küçük görmekten daha zararlı bir şey yoktur. Günahların küçüklüğünü değil de, kimin koyduğu yasakları çiğnemekte olduğunu düşünüp, hayâ etmelidir."
 
Alâeddin Arabî Efendi altıncı Osmanlı şeyhülislâmıdır. Haleb’de doğdu. İlk tahsi­linden sonra Edirne'ye gitti. Molla Gürânî ve Hızır Bey'in dersle­rine devam etti. Bursa’ya müderris tayin edildi. Orada Şeyh Alâeddin Ali efendiye intisap ederek Halveti icazeti aldı. Sultan II. Bayezid devrinde şeyhü­lislâm oldu. 901 (m. 1496)’da İstanbul’da vefat etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:
"İnsana, ahirete giden yolda mutlaka şu dört şey lazımdır: Birinci olarak, itikat ve amel. Bunun için kendisine lâzım olan ilmi öğrenip tatbik etmek lâzımdır. Bu ilim yolcuya yön verir, idare eder. İkinci olarak, bir zikir lâzımdır. Bu, yolcuya tenhada arkadaşlık eder ve zikir yardımı ile yalnızlık çekmez. Üçüncü olarak, bu yolcunun haram ve şüphelilerden sakınması ve dünyaya düşkün olmaması lâzımdır. Bu uygun olmayan düşünce ve başka şeylerin kendisini meşgul etmemesine sebep olur. Dördüncü olarak, bir yakîn lazımdır. Bu da, yolcuyu gideceği yere kadar götürür. İşte ömründe bu dört şeyden ayrılmayan saadete kavuşur."
"Dünya ne demektir biliyor musunuz? Gönlüne gelen ve seni Allahü teâlâdan uzaklaştıran her şey dünya demektir. Seni O'ndan başka bir şey ile meşgul eden her şey de fitnedir. Bu kısa ömrü, Allahü teâlâdan uzaklaştıran şeylere yaklaşmakla geçiren, O'ndan başka şeylerle meşgul olan kimse, ahiretini harap etmiş olur. Bu ise, akıl sahiplerinin yapacağı şey değildir."
"Öyle zaman olur ki, Allahü teâlâ bir kulunu ibadetleri ile meşgul eyler. O ibadetler, o kulun azıtmasına sebep olur. Yani kibir ve ucba kapılmasına yol açar. Yine öyle zaman olur ki, o kulunu bir işe, bir günâha düşürür. O günahı sebebiyle kul o kadar üzülür ki, bu üzülmesi o kimsenin hidayetine sebep olur. Haline bakıp gafletten uyanır. Tövbe ve istigfar eder. Bu her iki durumda da atılgan olmamalıdır. Allahü teâlâ, cesaret ve atılganlıkla günah işleyip de; 'O bizi affeder' diyen kullarını sevmez. Günahları küçük görmekten daha zararlı bir şey yoktur. Günahların küçüklüğünü değil de, kimin koyduğu yasakları çiğnemekte olduğunu düşünüp, hayâ etmelidir."

YORUM YAZ




Yazarın Diğer Makaleleri

​İrâde etmek, başka râzı olmak başkadır

Allahü teâlâ, dünyada olacak her şeyi ezelde irâde etmiştir. Bunların içinde, kendinin yasak ettiği, râzı olmadığı şeyler de vardır.   Ahmed bin Süleymân Bâ...

“Kâdı, denizde yüzen kimse gibidir!.."

"İlmi ile amel eden âlimlere bir kusur bulup, aleyhinde söz söyleyenler çok olur!.."   Kâdı Saymerî hazretleri Hanefî mezhebi âlimlerinin büyükler...

"Sabah akşam, ateş ile azap olunurlar!"

Kâfirlere ve îman ile gidenlerden âsilere, mezârda kabir azâbı olduğunu, Resûlullah Efendimiz haber vermiştir.   İmâm-ül-Haremeyn Taberî hazretleri hadîs ve...
Tüm Yazıları

Hakikat Kitabevi Yayınları

Tam İlmihal Seadeti Ebediyye
Mektubat Tercemesi
İslam Ahlakı
Kıyamet ve Ahiret
Namaz Kitabı
Cevab Veremedi
Eshabı Kiram
Faideli Bilgiler
Hak Sözün Vesikaları
Herkese Lazım Olan İman
İngiliz Casusunun İtirafları
Kıymetsiz Yazılar
Menakıbı Cihar Yarı Güzin
Şevahidün Nübüvve
Fahrettin Tacar Eğitim Vakfı İhlas Vakfı Hakikat Kitabevi İhlas Koleji İrfan Turizm Dinimiz İslam Huzur Pınarı Altın Çınar Genç Girişimciler Kulübü Adem Eğitim Kültür ve Sosyal Hizmetler Derneği Bülent Gençer Vakfı