Saadet Güneşi : Seadeti Ebediyeye Kavuşturacak İlmi ve Dini Bilgiler

"Biz ona şeytanı musallat ederiz"

Vehbi Tülek

Tarih: 2018-03-22 / Hit: 33

“Her kim, Rahmân'ın zikrinden uzak kalırsa, biz ona şeytanı musallat ederiz. Artık bu ona arkadaştır.”
 
Yûsufzade Hasan Hoca Bursa’da Emîr Sultan hazretlerinin halifelerindendir. Balıkesir’de doğdu. 846 (m. 1442)’de hacdan dönerken, Kudüs’te vefât etti...
Emîr Sultan vefât etmeden önce, talebeleri ve sevenleri kendinden sonra irşâd vazîfesi için bir kimseyi vazîfelendirilmesini istediler. O da; “Vefât ettiğimde, filân kimseye gidin. O kimi gösterirse, o irşâd makamına geçsin” dedi. Emîr Sultan vefât edince, bu zâtın yanına gittiler. Durumu bildirdiler. Bu zât; “Arş-ı a’lâya bakınız” dedi. O kimsenin kerâmetiyle, Arş’ta Seyyid Emîr Buhârî’yi oturuyor gördüler. Yanında da Hasan Hoca oturuyordu. Bu işâretten Emîr Sultan’ın yerine Hasan Hoca’nın irşâd makamına geçeceğini anladılar. Hasan Hoca, böylece Emîr Sultan’dan sonra halîfe olarak irşâd makamına geçti.
Bu mübarek zat, bir sohbetinde, zikir hakkında şunları buyurdu:
Allahü teâlâdan başka her şey karanlıktır. Bütün nûrlar, Allahü teâlâdadır. O’nu anıp hatırlamak, O’nun lütfettiği nûrlar ile kalbin aydınlanmasına, nurlanmasına, beşeri karanlıkların kalpten ve rûhtan gitmesine vesile olur. Allahü teâlâ, zikrin faydalarını beyân buyurduğu gibi, zikirden yüz çevirmenin zararlarını da Kur’ân-ı kerîmde meâlen şöyle beyân buyurmuştur:“Her kim, Rahmân'ın zikrinden uzak kalırsa, biz ona şeytanı musallat ederiz. Artık bu ona arkadaştır.”(Zuhruf-36) Şöyle ki, şehvet, gadab, vehm, hayâl gibi şeylerin hepsi, insanı cismânî ve maddî şeylerle meşgûl olmaya davet eder. Allahü teâlâ ile meşgûl olmak, O’nu anıp hatırlamak, böyle maddî şeylerle meşgûl olmanın zıddıdır. Bir şey iki zıtşeyden birine yakın olursa, diğerinden uzaklaşır, işte cismânî şeylere yakın olmak, rûhanî şeylerden uzaklaşmaya vesile olur. Allahü teâlâyı zikretmek, pek şerefli bir iştir. Çünkü Allahü teâlâ, kulluk makamında meleklerin derecelerini beyân buyururken, onları zikretmeleri sebebiyle medheyledi ve Kur’ân-ı kerîmde meâlen; (Eğer Allaha ibâdet etmekten çekinir kibirlenirlerse, bilsinler ki, Rabbinin katında bulunan melekler hiç usanmayarak, gece ve gündüz O’nu tesbih ederler)buyuruyor. (Fussilet-38).
Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), Allahü teâlânın şöyle buyurduğunu bildirdi:“Ben kulumun, beni zannına göreyim. Kulum beni anınca, ben onunla beraber olurum. Eğer kulum beni nefsinde anarsa, ben de onu zâtımda anarım. Eğer beni bir cemâat içerisinde anarsa, ben de onu ondan daha hayırlı bir cemâat(melekler)arasında anarım.”

YORUM YAZ




Yazarın Diğer Makaleleri

​İrâde etmek, başka râzı olmak başkadır

Allahü teâlâ, dünyada olacak her şeyi ezelde irâde etmiştir. Bunların içinde, kendinin yasak ettiği, râzı olmadığı şeyler de vardır.   Ahmed bin Süleymân Bâ...

“Kâdı, denizde yüzen kimse gibidir!.."

"İlmi ile amel eden âlimlere bir kusur bulup, aleyhinde söz söyleyenler çok olur!.."   Kâdı Saymerî hazretleri Hanefî mezhebi âlimlerinin büyükler...

"Sabah akşam, ateş ile azap olunurlar!"

Kâfirlere ve îman ile gidenlerden âsilere, mezârda kabir azâbı olduğunu, Resûlullah Efendimiz haber vermiştir.   İmâm-ül-Haremeyn Taberî hazretleri hadîs ve...
Tüm Yazıları

Hakikat Kitabevi Yayınları

Tam İlmihal Seadeti Ebediyye
Mektubat Tercemesi
İslam Ahlakı
Kıyamet ve Ahiret
Namaz Kitabı
Cevab Veremedi
Eshabı Kiram
Faideli Bilgiler
Hak Sözün Vesikaları
Herkese Lazım Olan İman
İngiliz Casusunun İtirafları
Kıymetsiz Yazılar
Menakıbı Cihar Yarı Güzin
Şevahidün Nübüvve
Fahrettin Tacar Eğitim Vakfı İhlas Vakfı Hakikat Kitabevi İhlas Koleji İrfan Turizm Dinimiz İslam Huzur Pınarı Altın Çınar Genç Girişimciler Kulübü Adem Eğitim Kültür ve Sosyal Hizmetler Derneği Bülent Gençer Vakfı