Saadet Güneşi : Seadeti Ebediyeye Kavuşturacak İlmi ve Dini Bilgiler

Bu dünyada herkes hâlinden şikâyetçi!..

Mehmet Said Arvas

Tarih: 2018-03-08 / Hit: 356

Değişen istikrârsız bir hayat yaşamaktayız. Hiç kimse kendinden emin değil. Herkes hâlinden şikâyetçi, kavuştuğu nimetleri az görür, gözü başka nimetlerde.
 
Bu dünya rahatlık ve saadet yeri değildir. Bir gün huzur bulsak birkaç gün huzursuz oluruz. Bizim hiçbir sıkıntımız olmasa bile sevdiklerimizden birinin sıkıntıları bizi üzer.
Hasan-ı Basri hazretleri buyuruyor: "Dünyada rahatlık bekleme, görürsen onu kârdan say. Yolda para bulmuş gibi."
Dünya eğer rahatlık yeri olsaydı, en fazla Peygamberler buna kavuşurdu. Halbuki en çok sıkıntıyı, üzüntüyü onlar çekmişlerdir...
Âdem aleyhisselâm asırlarca gözyaşı döktü... Nuh aleyhisselâm ile alay edildi, hakaretlere maruz kaldı. Gemi yapımında ne büyük sıkıntılar çekti...
İbrahim aleyhisselâmı ateşe attılar, yakmak istediler. Kendi öz ve biricik evladını kurban etmekle emrolundu. Oldukça ağır bir imtihandı bu. Denilseydi ki, çocuğunu birine kestir veya dağdan yuvarla parçalansın, yine daha kolay olurdu. Fakat emir kendi elinle kurban edeceksin...
İsa aleyhisselâmın barınacak bir yuvasının olmaması ve fakirlikle hayat geçirmesi. Yahudilerden, putperestlerden gördüğü ezâ ve cefalar...
Bizim Peygamberimiz aleyhisselâmın çektiği sıkıntılar diğerlerinden daha fazla idi. Tâif seferinde gördüğü hakaret, çocuklara taşlatıldıkları, mübarek ayakkabılarının kanla dolması ve onlara beddua etmemeleri.
Uhud muharebesinde çok sevdiği amcaları HazretiHamza ve diğer eshabının şehit olmaları gibi dayanılması çok zor sıkıntılar...
Demek ki, içinde yaşadığımız şu dünya keyif sürmek, rahat etmek yeri değildir. Nimetlerinde bile sade lezzet yoktur. "Hem dişim olsun hem de ağrımasın" dersek olmaz!
Dünyada rahatlık beklemek seraptan su beklemeye benzer. Hayal kırıklığından başka insana bir şey vermez.
Bir adam arkadaşına dua eder ve der ki:"Allah sana dünyada hiç sıkıntı vermesin!"O da "Sen benim ölümümü istiyorsun" der. Dünyada yaşayıp da sıkıntı çekmemek hiç mümkün müdür?
Nasıl rahatlığa kavuşulur. Değişen istikrârsız bir hayat yaşamaktayız. Hiç kimse kendinden emin değildir. Herkes hâlinden şikâyetçi, kavuştuğu nimetleri az görür, gözü başka nimetlerde. Gözünü toprak doyurur ancak.
Bütün insanlarda korku vardır. Ölüm korkusu hastalık korkusu, fakirlik korkusu, sevdiklerinden ayrılma korkusu. Korku!.. Korku!.. Korkularla geçen bir hayatın ne tadı olur?
Bir hadis-i şerifte buyurulduki: "Mümin insan ne kadar nasiplidir; nimete kavuştuğu zaman şükreder sevap kazanır. Hastalıklara, sıkıntılara maruz kaldığı zaman da sabreder yine sevap kazanır."
Sabredersek sıkıntılarımız azalır, rahatlarız, üstelik büyük sevap kazanırız. Sabretmezsek, hastalığımız, sıkıntılarımız artar, günâhkâr oluruz...

YORUM YAZ




Yazarın Diğer Makaleleri

Bu ayın en kıymetli gecesi ve günü...

Allahü teâlâ birçok duaları Aşûre Günü kabul buyurdu...Birçok peygamberin ve müminlerin kurtuluşu bu mübarek güne rastlamıştır.   Bugün 10 Muharrem. Dün&quo...

Dünya hayatı bir hayal, rüya gibidir

Geçirdiğimiz ve bir daha ele geçiremeyeceğimiz altın değerindeki koca bir senemizin muhasebesini yapmalıyız... Bugün 3 muharrem... Geçen salı günü hicri 1440yıl...

Dilin, cirmi küçük cürmü büyüktür!

Atalarımız"Dilin cirmi (hacmi) küçük, cürmü (yaptığı iş)büyüktür"demişler.Nice insanlar yaptıkları konuşmalarla öldürülmüş veya yıllarca hapis yatmıştır… ...
Tüm Yazıları

Hakikat Kitabevi Yayınları

Tam İlmihal Seadeti Ebediyye
Mektubat Tercemesi
İslam Ahlakı
Kıyamet ve Ahiret
Namaz Kitabı
Cevab Veremedi
Eshabı Kiram
Faideli Bilgiler
Hak Sözün Vesikaları
Herkese Lazım Olan İman
İngiliz Casusunun İtirafları
Kıymetsiz Yazılar
Menakıbı Cihar Yarı Güzin
Şevahidün Nübüvve
Fahrettin Tacar Eğitim Vakfı İhlas Vakfı Hakikat Kitabevi İhlas Koleji İrfan Turizm Dinimiz İslam Huzur Pınarı Altın Çınar Genç Girişimciler Kulübü Adem Eğitim Kültür ve Sosyal Hizmetler Derneği Bülent Gençer Vakfı